DIK - Deutsche Islam Konferenz - İmamın Yeri

Navigasyon ve hizmetler

Müslüman Cemaatinde İmamın Yeri

Güneş henüz ağarmadan ilk namaz vakti ile güne başlar. Güneşin son ışınları yerlerini karanlığa bıraktığında ise son namazın da kılınması ile görevi sona erer. Kışın çalışma günleri daha kısa iken yazın daha uzundur. Çünkü İslam’ın beş temel direklerinden bir tanesi olan namaz ibadeti beş ayrı vakitte yerine getirilir ve bu vakitler sabah güneş aydınlanmadan başlar, öğlen vakti, öğleden sonra ve akşam devam ederek gecenin başlangıcında sona erer.  Toplu halde yapılan bu ibadetin yönetilmesi bir cemaatin imamdan beklediği en temel görevidir. Bunun için imamın dua akışlarını bilmesi, Kuran’ı Arapça olarak okuyabilmesi ve İslam Kültür Merkezleri Birliğinin (VIKZ) diyalog görevlisi ve imam olarak görev yapan Erol Pürlü’ye göre "mümkünse güzel bir sese sahip olması" gerekmektedir çünkü "Kuran’a göre ibadet ezberden okuma, estetik bir ses, müzik, ahenk ve atmosferden oluşmaktadır".

Kimler imam olarak çalışabilir?

Erol Pürlü’ye göre bir İslam cemaatinde teorik olarak gerekli yeterliliklere sahip olan, yani abdest almasını, vakit namazlarını ve Kuran’i bilen her erkek Müslüman imam olarak atanabilir. "Bir imamın görevini mutlaka mesleği olarak icra etmesi şart değildir, bu görevi bir sanatkar veya esnaf olarak yürüttüğü ve hayatını kazandığı mesleğinin yanı sıra da icra edebilir." 
Günümüzde de gerek anavatanlarında gerek Almanya’da daha küçük çaplı cemaatlerde bu görevi gönüllü imamlar yerine getirmektedir.  Fakat caminin büyüklüğüne ve bazı cemaatlerin gerekliliklerine göre imamların giderek artan oranlarda bu işi devamlı meslekleri olarak yerine getirmeleri talep edilmekte ve bu imamların yaşamlarını sürdürebilmeleri için göç ettikleri ülkelerdeki dindar vakıflar kullanılmaktadır. Almanya’da ise cemaatler imamlarının giderlerini kendileri karşılamak durumundadır, bunun istisnası ise imamın giderlerinin büyük İslam birliklerinden bir tanesi tarafından karşılanmasıdır. Türkiye Devleti’nin birer memuru olarak Almanya’ya tayin edilen ve ücretleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ödenen Türk İslam Birliği’ne (DITIB) bağlı imamlar daha farklı bir rol üstlenmektedir. Bu ,atama" işlemi İslam dünyasında pek çok açıdan bir istisna oluşturmaktadır, çünkü bu şekilde bir yandan cemaatin imamını seçme özgürlüğü kısıtlanırken, diğer yandan da İslamiyet’te imamları atama yetkisini elinde barındıran bir kurumun var olduğu yönünde aslı olmayan bir algılama oluşturmaktadır. Fakat imamlar için kilise tarafından uygulanan türden bir atama ve kutsanma töreni veya takdis uygulaması yoktur.

İmamın geleneksel görevleri

Her gün beş vakit halinde icra edilen ibadetin yanı sıra Cuma namazı Cuma vaazı da imamların önemli görevleri arasında yer almaktadır. Ayrıca çocuklara ve gençlere din hakkında dersler verilmesi, Kuran dili olarak Arapça öğretilmesi ve Kuran’ın ahenkli bir biçimde okunmasını sağlayan tecvidin öğretilmesi de imamın görevlerindendir. Erol Pürlü’ye göre ne Arapça dilinin konuşulmasının öğrenilmesi ne de Kuran’ın yorumlanması bu derslerin hedefleri arasında yer almamaktadır, önemli olan Kuran’ı doğru ve ahenkli bir biçimde ifade ederek okunabilmesidir. 
Hıristiyan bir papazın görevleri arasında yer alan düğünler, cenazeler, hasta veya tutuklu ziyaretleri ve pek çok başka görev imamlar düğünlerin aranılan konukları arasında olsalar bile geleneksel olarak imamın görev alanları içerisinde yer almamaktadır. Stuttgart’da Bütünleşme Politikası kuruluşunun yönetici kadrosunda görev yapan ve „İslam Cemaatlerinin Kültürler arası Açılımı ve Niteliklendirilmesi" projesinin başında bulunan Faslı İmam Abdelmalik Hibaoui’ye göre evlilik zaten yasal bir akit olup "geleneksel ölü yıkama, hastalar ile ilgilenilmesi ve örneğin mahkumlara manevi açıdan destek verilmesi İslam ülkelerinde imamın değil ailenin üstlendiği görevlerdir. 

Almanya’da roller değişiyor

Günümüzde gıda paketleri üzerinde minicik harflerle yazılan örneğin "biyo" ve suni ürünün ne anlama geldiğini kim biliyor ki "helal" ve "haram"ın ne demek olduğu bilinsin? Almanya’da var olmayan İslami açıdan sosyal günlük yaşam çevresi, ailelerin dini ve örfi gelenekleri giderek artan oranda kaybetmeye başlaması Almanya’daki bir cemaatte görev yapan bir imamın kendi vatanında hiçbir zaman karşılaşmadığı sorulara maruz kalmasına neden olmaktadır. Burada yiyecek ile ilgili talimatlara uyulması nasıl temin edilir? Bir ölüm durumunda yapılması gerekenler nelerdir? Çocuklarımı inanç açısından nasıl yetiştirmeliyim? Farklı dinler arasında yapılan evliliklere nasıl yaklaşılmalıdır? Abdelmalik Hibaoui’ye göre "Aileler evliliklerinde sorun yaşadıklarında veya gençler ile ilgili problemlerde imama danışmakta, ölü yıkama işleminin nasıl yapıldığını artık bilmedikleri için ölü yıkama işi için imamdan yardım almaktadır; imam çoğunluğun Müslüman olmadığı bir ortamda İslami bir dinsel yaşamın nasıl sürdürülmesi gerektiğini izah edebilmelidir; böyle ortamlarda imam her tür durumda danışılacak bir danışman, bir psikolog, bir öğretmen ve aynı zamanda bir ruh doktoru olarak görev yapmaktadır." Bunun dışında imamın bir takım diyalogları da kurabilmesi gerekmektedir çünkü hastaneler, acil tıp doktorları, hapishaneler, anaokulları ve daha pek çok başka Alman kurum Müslüman olan yurttaşlara nasıl muamele etmeleri gerektiği konusunda imamlardan fikir almaktadır. 

İslam cemaatlerinde yeni bir görev olarak manevi destek

Tarihsel olarak Hıristiyan gelenekten türemiş olan "ruh yardımı – manevi destek" kavramının sözel ve içeriksel bir karşılığı ne Arapça’da ne de Türkçe’de bulunmamaktadır. 'Bu kavramı karşılamak adına son yıllarda Türkçe’de "Dini Rehberlik" denilen bir kavram türetilmiştir. Fakat bu kavram içeriği tam olarak karşılayamadığından burada Müslümanlar arasındaki kullanımda bile bu kavramı karşılamak adına "manevi destek" kelimesi kullanılmaya devam etmektedir. Bu tür bir yardıma duyulan yüksek orandaki ihtiyaç terminoloji ile ilgili tartışmalara zaman bırakmamaktadır. Almanya’daki imamlar bu tür yeni talepler nedeniyle oldukça farklı sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Abdelmalik Hibaoui’ye göre bu durum cemaatin imamını geleneksel görevlerinin yanı sıra bu yeni görevlerle yeterince ilgilenmemek ile suçlamasına neden olabilir, bu da cemaatin imamı görevden azletmesi ile sonuçlanabilir. Diğer taraftan söz konusu imamlar bu tür yeni görevler ile ilgili yeterli donanıma sahip değil ve psikoloji, aile danışmanlığı, öğretmen veya dini rehber olarak gerekli eğitimlerden yoksun durumdalar. Bu çok sayıda görev gelecekte de sürekli olarak imamlar tarafından yerine getirilmeyecektir, bu görevleri daha ziyade şu anda kiliseler yardımıyla gerekli dini rehberlik eğitimlerini almaya başlamış olan yetkin kadınlar ve erkekler imamlar ile birlikte yerine getirecektir. 

Marfa Heimbach, 19.10.2009.

Kişisel Veriler: Marfa Heimbach bir İslam bilimci ve Westdeutschen Rundfunk Köln’de görev yapan serbest bir yazar olup, federal politik bilgilendirme merkezi adına papaz ve imamlara yönelik bir diyalog projesi olan "laik devlette dinler" çalışmasını yönetmektedir.

Ek bilgiler

Konferans katılımcıları masada

Alman İslam Konferansı ne?

Devlet makamları ve Müslüman toplumun temsilcileri arasındaki uzun soluklu diyaloğun hedefi, ortak yaşamın gelişmesine ve toplumsal birlikteliğin artmasına destek olmaktır.

Devamını oku: Alman İslam Konferansı ne? …

Dr. Necla Kelek

Dr. Necla Kelek ile Başörtüsü Üzerine Bir Söyleşi

Müslüman başörtüsü kavramı uzun yıllardan beri Almanya’da var olan bir olgudur. Pek çok Müslüman kadın başörtüsü seçiminde tamamen özgür iradeleri ile karar aldıklarını vurgulamaktadır.

Devamını oku: Dr. Necla Kelek ile Başörtüsü Üzerine Bir Söyleşi …

AİK Basın toplantısı

Farklı bir habercilik

Alman dilindeki basın ve yayın organlarında İslam ile ilgili genel görüş, ne Müslümanların uyumunu ne de toplumun çoğunluğunun önyargılarının ve korkularının azalmasını desteklemektedir. AİK bunun değişmesini sağlamak istediğinden Müslümanlar, basın yayın organları, bilim ve siyaset adamları ile yoğun bir iletişime başlamıştır.

Devamını oku: Farklı bir habercilik …