DIK - Deutsche Islam Konferenz - Müslüman Göçmenlerin Eğitimi

Navigasyon ve hizmetler

Müslüman Göçmenlerin Eğitimi

Müslüman göçmenlerin büyük bir çoğunluğu bir aile üyesi olarak aile birleşimi kurumundan yararlanarak Almanya’ya gelmiştir. Almanya’ya göç etmelerinin diğer bir önemli nedeni mesleki bakış açısıydı. Mesleki nedenlerle Almanya’ya gelmiş olan Müslümanlar arasında %200’lik bir oranla işçi göçmenler çoğunluğu oluşturmaktadır. Bunun dışında her beş Müslüman göçmenden bir tanesi Almanya’ya kaçak veya mülteci olarak gelmiştir. %15’lik diğer bir kısım ise eğitim amaçlı olarak gelmiştir.

Göç etme nedenleri mesleki durum açısından belirleyici olmaktadır

Bu noktada göç etme nedenleri göçmenlerin geldiği bölgeye göre değişmekte ve farklı sıklıklarda görülmektedir. Bu nedenle de Almanya’nın 1960’lı yıllarda "ekonomik mucize" döneminde istihdam anlaşmaları yaptığı ülkelerden gelen işçi göçmenlerin sayısı oldukça yüksektir. Türkiye ile yapılan istihdam anlaşması 1961’de geçerlilik kazanmıştır. Dolayısıyla da Türk kökenli göçmenlerin 1/3’ü iş nedeniyle Almanya’ya göç ettiklerini ifade etmektedirler.  Kendileri ile istihdam anlaşması yapılmayan ülkelerden gelen göçmenlerin başlıca göç nedenleri arasında ise kaçaklık ve mültecilik önemli bir rol oynamaktadır.  Bu durum özellikle İran’dan gelen Müslümanlar açısından geçerlidir. 

Eski Yugoslavya’yı oluşturan Güneydoğu Avrupa ülkeleri bu noktada bir istisna oluşturmaktadır. Yugoslavya ile de bir istihdam anlaşmasının yapılmış olması nedeniyle göçmenlerin büyük bir çoğunluğu işçi göçmelerden (%28) ve bunların aile üyelerinden (%59) oluşmaktadır. Bununla birlikte kendilerine sorular sorulan kişilerin büyük bir kısmı (%36) da 90’lı yılların başında Balkan çatışmaları döneminde savaş kaçakları olarak Almanya’ya gelmişlerdir. 

Çoğu zaman göçmenler birçok bireysel sebebin bir araya gelmesinden oluşan bir kombinasyon sonucunda Almanya’ya göç etme kararı almaktadır. Araştırmanın sonuçları Müslümanların ve diğer dinlere mensup göçmenlerin büyük ölçüde aynı nedenler dolayısıyla Almanya’da göç ettiklerini ortaya koymuştur. 

Göçmenlerin geldikleri ülkeler eğitim düzeylerinde büyük farklar oluşturmaktadır

Eğitim düzeyi göçmen bir geçmişe sahip olan insanlarda ortalama olarak yerleşik halktan daha düşüktür. Özellikle Müslüman ülkelerden gelmiş olan göçmenlerde eğitim düzeyi diğer dinlere mensup ülkelerden gelmiş olan göçmenlere kıyasla daha düşüktür. Bununla birlikte Müslüman ülkelerden gelen Müslümanların eğitim düzeyleri arasında da gelmiş oldukları ülkeye göre ciddi farklar bulunmaktadır. Pek çok başka araştırmanın da ortaya koyduğu gibi bakanlığın yapmış olduğu araştırma da Türk kökenli Müslümanlardan oluşan göçmen grubunun eğitim düzeyi açısından en alt sırada yer aldığını göstermiştir:  hiçbir okul mezuniyeti olmayan %17’lik gruba karşı bir yüksek okul mezuniyeti bulunanların oranı sadece %28’dir. Sadece yakın doğudan ve diğer Afrika ülkelerinden gelen Müslümanlar herhangi bir okul mezuniyetine sahip olmayan 17’lik bir kesimle, daha doğrusu %15’lik bir oranla benzer bir durumdadır. Açık ara farkla en yüksek eğitim düzeyine sahip olan göçmenler ise İran kökenli Müslümanlardır. Bunların %80’den fazlası bir yüksekokul mezuniyetine sahip bulunmaktadır.

"Almanya’daki Müslüman Yaşam" çalışmasından alınan aşağıdaki resim kedilerine sorular sorulan göçmen geçmişe sahip kişilerin göç ettikleri bölgeye ve dinlerine göre gelmiş oldukları ülkede veya Almanya’da edinmiş oldukları en yüksek mezuniyet derecesini (yüzdesel olarak) göstermektedir.

Mezuniyet

Soru yönetilen 16 yaş ve üzeri katılımcıların kayıtları, ağırlıklandırılmış olarak. Ağırlıklandırılmamış vaka sayısı: 3.886 (öğrenci yok).Her iki ülkede de mezuniyet elde etmiş olan kişilerin Almanya’da edindikleri mezuniyet esas alınmıştır.

Eğer birinci ve ikinci göçmen jenerasyonları arasında bir ayrım yapılacak olursa ikinci jenerasyon göçmenlerin ülkeleri ne olursa olsun Alman okul sisteminde anne ve babalarına göre daha yüksek bir oranda mezuniyet elde ediyorlar. İkinci jenerasyonda görülen bu eğitim düzeyi artışı özellikle de Müslüman kız ve kadınlar açısından geçerlidir. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen mezuniyet belgesi alamadan okullardan ayrılan ve kıyaslandığında düşük kalan lise diploması oranı Müslümanlar arasında eğitim eksikliğinin devam etmesine neden olmaktadır. 

Geldikleri ülkeye göre Müslümanlar arasında eğitim düzeyleri bakımından ciddi farklar söz konusu olduğu için eğitim düzeyi ile Müslümanların dini inancı arasında doğrudan bir ilişkinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bundan ziyade insanların tarihsel geçmişleri ve ülkelerinden göç etmelerine neden olan olaylar eğitimde elde ettikleri başarıları etkilemektedir. Bu nedenle istihdam anlaşmaları çerçevesinde örneğin Türkiye veya Fas’tan işçi olarak Almanya’ya göç etmiş olan insanlar genelde eğitim düzeyi düşük olan kesimlere mensupturlar. 

Kadınlar ve Erkekler Arasındaki Farklar

Cinsiyetler arasında eğitim düzeyi arasında ciddi farkların söz konusu olduğu dikkat çekmektedir. Genel olarak bakıldığında kadın göçmenler ülkelerinden erkeklere göre daha kötü eğitim sonuçlarını yanlarında getirmektedir. Ancak Müslüman kadınlar jenerasyonlar ilerledikçe Alman eğitim sistemi içerisinde erkeklerden daha başarılı sonuçlar elde etmektedirler. Alman eğitim sistemi üzerinden eğitim almış olan kadınlar genel anlamda annelerinin jenerasyonunda daha ileri bir eğitim seviyesine sahip olmaktadırlar. İkinci jenerasyona mensup olan erkeklerde de eğitim düzeyinde bir artış gözlenmesine rağmen, bu yükseliş kadınlardakinden çok daha zayıf olarak seyretmektedir. 

Gelişim Şart

Okulda elde edilen başarılar ve eğitim düzeyi göçmenlerin mesleki başarıları üzerinde büyük bir etki yaratmaktadır. Kendisine sorular yöneltilen ve bir mezuniyete sahip olmayan çalışan göçmenlerin %67’si işçi olarak çalışmakta iken bu oran lise mezuniyetine sahip olan göçmenler arasında sadece %17’dir. Lise mezuniyetine sahip olan göçmenlerin neredeyse yarısı memur olarak görev yapmakta iken 1/3’e yakın bir oranı da serbest çalışmaktadır. Bu nedenle Almanya’daki Müslüman Yaşam araştırmasının sonuçları Müslüman göçmenler ile ilgili olarak bir eğitim ve bilinçlendirme sürecinde bu kişilere yönelik bir kişisel gelişime ihtiyaç olduğunu ortaya koymaktadır. Bu Müslümanların mesleki hayata ve toplum hayatına başarılı bir şekilde entegre olabilmeleri için oldukça önemli bir koşuldur.

Yurt dışında elde edilen mezuniyetlerin kabul edilmesi ile ilgili sorunlar

Bu aşamada süreci daha da zorlaştıran bir diğer durum da birinci jenerasyona ait olup beraberlerinde kendi ülkelerinde edinmiş oldukları bir yüksek öğrenim mezuniyetini Almanya’da kabul ettirebilmek için çok fazla uğraşmak durumunda kalmalarıdır.  Yabancı mezuniyetlerin kabul edilmesi konusunda ve yetkinlik ölçme araçlarında şeffaflığın yeterli düzeyde olmaması ve çok sayıda sorumluluğun ve muhatabın var olması hali hazırda iyi bir eğitim seviyesine sahip olan göçmenlerin mesleki yaşam ile bütünleşmelerini güçleştirmektedir. 

Dindarlık derslere katılımı engellememektedir

Pek çok zaman Müslüman öğrencilerini özellikle de kız öğrencilerin bazı derslere kısıtlanmış olarak katıldıkları için olumsuz etkilere maruz kaldıkları üzerinde tartışmalar olmuştur. Almanya’daki Müslüman Yaşam araştırmasının sonuçları ise Müslüman öğrencilerin karma spor derslerine katılım konusunda çekimser davrandıklarına ilişkin konunun kamusal tartışmalarda abartıldığını ortaya koymuştur. 

Kısıtlı katılımın en temel nedeni devam eden öğretim yılında spor dersinin hiç verilmiyor olması veya karma spor derslerinin düzenlenmiyor olmasıdır. Bu konuyla ilgili dinsel motifler neredeyse hiç ifade edilmemiştir. Kendilerine böyle bir imkan sunulan Müslüman erkek öğrencilerin sadece %7’si kız öğrencilerin ise sadece %10’u karma yüzme derslerine katılmamayı tercih etmektedir. Benzer bir durum cinsel bilgiler dersi açısından da geçerlidir. Cinsiyet ayrımı olmaksızın öğrencilerin sadece %1’i bu derse dini nedenler öne sürerek katılmamaktadır.

Nilden Vardar ve Anne Kuhl, Göçmen ve Kaçaklar İdaresi, 02.10.2009

Ek bilgiler

Kur'an aracılığıyla leafing

Almanya’da İslamiyet ile İlgili Vaazları kim veriyor?

İmamlık mesleği resmi anlamda var olmadığından kayıt altına da alınmamaktadır.Eğer her hafta yaklaşık olarak 150-250 Müslüman’ın Cuma namazı için camiye gittiğini var sayarsak (bu rakam Cuma günlerinin bir resmi tatil gününe denk gelmesi halinde artabilir) iki bin imamın her hafta sadece bir günde yaklaşık 300-500 bin Müslüman’a ulaştığı söylenebilir.

Devamını oku: Almanya’da İslamiyet ile İlgili Vaazları kim veriyor? …

Marxloh’daki Merkez-Cami

Köln-Ehrenfeld ve Duisburg-Marxloh’daki Camiler

20 yılı aşkın bir süre boyunca Duisburg-Marxloh’daki bir kantin bir dua ve bir araya gelme mekanı olarak hizmet vermiştir Buranın 80 kilometre güneyinde bulunan Köln-Ehrenfeld’deki bir depo binası da 20 yılı aşkın bir süre boyunca Müslümanların ibadetlerini yerine getirmek için toplandıkları bir mekan olmuştur.

Devamını oku: Köln-Ehrenfeld ve Duisburg-Marxloh’daki Camiler …

Açık kitaplar

Alman yüksekokullarında İslam ilahiyatı bölümü

Şu ana kadar Almanya'da İslam ilâhiyatçılarının ve imamların yetiştirilebilmesi eğitim kurumlarının eksikliği nedeniyle mümkün değildir. Alman İslam Konferansı bu tür eğitim kurumlarının oluşturulmasını savunmaktadır.

Devamını oku: Alman yüksekokullarında İslam ilahiyatı bölümü …

Dr. Wolfgang Schäuble

Bir Girişimden Ortak Bir Yola Doğru

2006 yılında zamanın Dr. Wolfgang Schäuble tarafından hayata geçirilen Alman İslam Konferansı sayesinde Alman devleti ve Almanya’daki Müslümanlar arasındaki ilişkilerin gelişmesini destekleyecek resmi bir çerçeve oluşturulmuştur.

Devamını oku: Bir Girişimden Ortak Bir Yola Doğru …